play_arrow

Yeni-Platonculuk

Plotinos – Metafizik (Madde ve Doğa)

Bilal A. Kasım 21, 2019 24


Background
share close

MADDE

  • Doğa filozofları maddenin varlığına ilişkin bir şüphe taşımamış olsa da nihilist Gorgias ve idealist Platon’la beraber maddenin varlığı da tartışılmaya başlandı. Aristoteles ve Stoacılar da maddeyi Form veya Logos’un dayanağı olarak ele aldı.
  • SORU: Bu tartışma sadece ontolojik ve doğa bilimsel kaygılarla mı yapılıyordu?
  • CEVAP: Tartışmalar doğa bilimine yönelik olsa da ahlaki ve dini bir yönü de vardı. Platon’a göre ruh tinsel alana ait bir varlıktı fakat maddi dünya zindanına ve maddi bedene düşmüştü. Ruhun kurtuluşunu engelleyen şey olan madde ruhun hazla ilişkisi de göz önüne alınarak evrendeki kötünün de kaynağı olarak görülüyordu. Doğal olarak tartışma bir anlamda dini ve ahlaki hüviyete bürünmüştü.
  • SORU: Fakat Platon’u takip eden Aristoteles ve Helenistiklerde madde sadece ontolojik boyutuyla ele alındı ve doğa araştırmasının bir parçası olarak görüldü. Bu filozoflarda maddenin ahlaki bir yönü yoktu. Plotinos’un bir Platoncu olduğu göz önüne alınırsa onun da Platon’a benzer bir tavır takınacağını düşünmek yanlış olmaz herhalde (?)
  • CEVAP: Plotinos’un uzlaştırmacı tarafını burada yine görüyoruz. Daha doğrusu eserinin farklı yerlerinde bu iki farklı görüşü de savunur görüyoruz.
Form ve Madde
  • Doğa gözlenen değişimi sağlayan değişmeyen bir unsurun var olması gerektiği ve bunun da madde olduğu çıkarımına Aristoteles’in Form ve Madde kuramından aşinayız.
  • Plotinos bu konuda Aristoteles’le uzlaşı içindedir. Bu madde süreklidir ve hiçbir niteliğe sahip değildir. Eğer cisimsellik bir nitelikse ve madde nitelik sahibi olamayacaksa madde aynı zamanda gayri-maddi ve cisim dışıdır.
  • SORU: Aristoteles için madde saf halde ulaşılamaz, bilinemez bir yapıdaydı ama Plotinos biraz daha farklı bir yerde gibi görünüyor. Plotinos’un Platoncu olduğunu düşünürsek madde ile ilgili düşüncelerini Demiorgos’un idealara bakarak şekil verdiği madde ile açıklamak mümkün olacak mı? En azından bu konuda Platon’la uzlaşı içinde midir?
  • CEVAP: Platon’a göre Demiorgos’un üzerinde çalıştığı madde boş uzay veya uzama karşılık gelir. Yani aslında madde değildir ama Plotinos’a göre uzam sahibi olmak da bir nitelik olduğuna göre madde bu da değildir. Madde böylece bütün diğer nitelikler gibi cismin temelinde bulunan şey oluyor.
Maddenin Hiçbir Niteliği Yoktur
  • SORU: Yani madde hiçbir niteliği ve içeriği olmayan salt bir sözcük müdür sadece?
  • CEVAP: Hayır madde vardır.
  • SORU: Rengi, kokusu, dokusu vesaire olmayan bir şeyi nasıl kavrayacağız?
  • CEVAP: Madde ancak zihin aracılığı ile bir akıl yürütme neticesinde kavranabilir. 

“(Akıl yürütme ile) … ona belirlemeler veren, onu belirli kılan her şeyi soyutladığımızda geride kalan şey maddedir.”

Plotinos
Cisim, Madde ve Form (Ruh) Birleşimidir
  • Yalnız madde Aristoteles’teki gibi kuvve, bir şeylere dönüşme potansiyeli olarak da ele alınmaz. Plotinos’a göre herhangi bir güce sahip olan sadece Ruh’tur.  Madde sadece bir şey olabilme imkânıdır ama hiçbir şey olma gücü, kuvveti değildir, o Aristoteles’teki gibi göreli olarak değil mutlak belirsizliktir. Bunun yanında Plotinos’un maddesi Aristoteles’in madde anlayışının aksine Form ile birleşmeye yönelik bir eğilim veya arzu taşımaz çünkü o hiçbir güce sahip değildir.
  • SORU: Aristoteles’teki Form anlayışı korunuyor mu burada?
  • CEVAP: Aristoteles’in Form anlayışı genel olarak korunur. Şeylerin meydana gelmesini yine Formların madde ile birleşmesi mümkün kılar. Onun bu hiçbir niteliğe sahip olmayan, belirlenemeyen, tanımlanamayan madde anlayışı yine hiçbir pozitif nitelik atfedemediğimiz Tanrı anlayışıyla epey örtüşüyor yalnız Tanrı için sadece Bir ve İyi niteliklerini kullanabiliyorduk. Benzeri şekilde madde için de “belirsiz olan ve Bir olmayan (çok olan-sınırsız-apeiron)” diyebiliriz.
  • Bunun yanında hiçbir nitelik sahibi olamayan maddenin temelini oluşturduğu cismin de kendinde bir gücü (kütle, ağırlık, ısı, ışık) olmadığını görüyoruz. Plotinos’a göre bu güçler cismin kendisinden değil Ruh’tan kaynaklanmaktadır. Bu haliyle canlı varlıklardaki büyüme, akıl yürütme, tutku sahibi gibi olma gibi özelliklerin de Ruh’tan kaynaklandığı anlamına gelecektir.
  • Maddenin bu denli niteliksiz, güçsüz olması, bu tanım onu neredeyse var-olmayan şey olarak tanımlamaya sevk edecek denli bir araya gelmiş gibidir. Plotinos da benzer akıl yürütmeyi gerçekleştirir ve onu kimi zaman varlıkla yokluk arasında, gölge gibi bir şey olarak tanımlar fakat diğer şeylerin var olması için maddenin zorunlu olarak var olması gerektiğini ifade eder.

“Çünkü eğer madde var olmasaydı hiçbir şey varlığa gelmezdi. Eğer maddenin aynı veya benzeri olan bir şey var olmasaydı, onun üzerinde yansıyan imge veya hayal diye bir şey olmazdı. Çünkü bir başka şeyde meydana gelen bir şey, bu başka şey olmasaydı varlığa gelmezdi. Şimdi bir imge, bir başka şeyde meydana gelen bir şeydir. O halde bu başka şeyin yani maddenin var olması gerekir.”

Plotinos
Madde Kötüdür
  • Bu alıntıda onun Aristotelesçi madde anlayışının yanında, maddenin Platoncu bir anlayışla olumsuz bir varlık, kötü bir ilke olduğuna ilişkin düşüncelerine ulaşmak da mümkün görünüyor. Madde sadece niteliklerin yokluğu değil, bu niteliklerin varlığına direnen, engel olan varlık gibi yorumlanıyor. Maddenin bir tür gölge ve hayal gibi yorumlanması da eklenirse birbiri ile çelişen üç farklı madde görüşü olduğu sonucuna varabiliyoruz.
  • SORU: Platon’da maddenin neden kötü olduğuna biraz değindik ama Plotinos’ta maddenin kötü olması nasıl açıklanıyor? Hiçbir niteliğe sahip olmayan bir “şey” nasıl kötü olabilir?
  • CEVAP: Maddenin kötülüğü her şeyden önce kötülük problemine hizmet edecektir. Bunu aklımızda tutarak Bir’in mutlak iyi olduğunu söylemiştik. Bir’den türeyen Akıl ve Akıl’dan türeyen Ruh da iyidirler ama her şeyin mantıki olarak zıttı ile var olması (Zıtların bilgisi birdir-Aristoteles) gerekliliği onda kötülüğü taşıyacak bir unsur ihtiyacını doğuracak bu mutlak kötü madde olacaktır.
  • SORU: Kötüyü bir şekilde yoksunluk hali olarak mı açıklamaya çalışıyor acaba? En iyi tamamıyla Form olan Bir iken en kötü hiçbir Forma sahip olmayan maddedir diyebilir miyiz?

“Hayır! Kötü herhangi bir yoksunluk veya yoksunlukların tümü değildir. O mutlak yoksunluktur. İyiden belli bir ölçüde mahrum olmak, kötü olmak değildir. Böyle bir şey kendi türü bakımından mükemmel bile olabilir. Özsel kötü, İyi’den hiçbir biçimde pay almayan kötüdür ve o maddedir. Salt yoksunluk, sadece iyi olmamadır, kötü ise mutlak yoksunluktur, yokluktur.”

plotinos
  • Hayır, kötü sadece iyiye sahip olmama hali değildir. Yani madde form sahibi olmadığı için özünde kötü olduğu için, mutlak olarak kötü olduğu için kötüdür. Eğer o kötü olmasaydı Ruh kötü olmak zorunda kalacaktı ki bu mümkün değildir. 
  • SORU: Saf iyi olan Bir’den uzaklaşmış olan Ruh’un zayıflaması ya da İyi’den uzaklaşması da onun kötülüğü taşıyabileceği ihtimalini getirmiyor değil insan aklına.
  • CEVAP: Platon’ kötü açıklaması bu şekilde de düşünülebilir elbette ama Plotinos böyle düşünmez. Evet Ruh’ta kötülük bulunabilir ama bu Ruh ile maddenin bir arada bulunduğu durumlarda gerçekleşir. Saf ruhlar kanatlı ve mükemmel varlıklardır ve kötülük barındırmaz fakat bedene düşmüş ruhlar bu saflığı yitirirler.
  • SORU: Kötülüğün tözsel varlığına ilişkin ahlaki gerekçeler de sunuyor mu Plotinos?

“Kötünün gerçek bir şey olarak varlığını inkâr etmek, zorunlu olarak iyinin de varlığını hatta arzu edilebilir olan herhangi bir şeyin varlığını inkâr etmektir. O, arzu etmeyi, kaçınmayı ve tüm akılsal eylemleri inkâr etmektir. Çünkü arzunun nesnesi iyi olandır; kendisinden kaçınılan şey ise kötü olandır. Her türlü akılsal eylem, bilgelik iyi ve kötü olanla ilgilidir… O halde iyinin (saf iyinin) olması gerektiği gibi karışık olan yani iyi ve kötünün karışımı, iyiden daha çok kötü olan ve nihayet açık olarak kötü olan var olmalıdır.”

plotinos
  • SORU: Plotinos’un madde hakkında tüm bu söylemlerini karşımıza aldığımızda biraz karışıklık var gibi görünüyor. Plotinos bir yandan bağımsız varlığını inkâr ediyor, onu bir olumsuzlamaya indirgiyor bir yandan da ona tözsel bir varlık tanımlıyor. Hem Aristoteles gibi doğa bilimsel bir kavram olarak ele alıyor hem de onu metafizik anlamda Ruh’un düşüşünün sebebi olarak gösteriyor. Onun felsefesinin temelindeki bu çatışma hali doğal mı? Bir nihayete eriyor mu bu sorun?
  • CEVAP: Bu çatışmanın nedeni onun tüm felsefesindeki çatışma halidir; bu felsefi ve dinsel tasavvurlar zıtlığının madde kuramında ortaya çıkmasından başka bir şey değildir. Plotinos esasen varlığın ontolojik ve ahlaki boyutlarında bir uyumluluk yakalamaya çalışıyor. Ontolojik olarak, varlık olarak bir şey ne kadar varsa o kadar iyi, ne kadar yoksa o kadar kötüdür formülünü uyguladığımızda bu çatışma biraz anlaşılır oluyor.
  • Esas sorun Plotinos’un düalist değil monist olmasıdır ve bu açıklamaların onun felsefesinin ruhuna aykırı olacağıdır. Daha önce de farklı filozoflarda gördüğümüz gibi kimi filozoflar felsefelerinde çeşitli çelişkileri, uyumsuzlukları barındırabiliyorlar. Bunun birçok sebebi olabilir elbette, bizim yapabileceğimiz bu çelişkileri, sorunları ortaya koymak ve onların nedenlerine ilişkin araştırma yapmak veya spekülasyonlarda bulunmak. Az önceki düalist açıklamaya ek olarak Plotinos’un madde derken kimi yerde materyalistlerin maddesini düşünerek bazı iddialarını ortaya atmış olabileceği gibi kimi çelişkileri ortadan kaldıran çözümler sunulabilir.

DOĞA

  • SORU: Şimdiye kadar Antik Yunan’da filozofların doğa derken iki şeyi anladığını görmüştük; bizi çevreleyen doğayı (nesnel dünyayı, evreni) ve bu evrenin değişimin mekanizması, onun doğasını. Bugün doğa filozofları dediğimiz ilk filozofların araştırma konusunun doğa olması ve hatta doğa derken her iki anlamı da kastettiklerini görmüştük.
  • Doğa canlıydı ve doğadaki değişimin gücü de doğanın kendisinden geliyordu; örneğin Herakleitos felsefesi böyleydi. Parmenides’le başlayan doğadaki değişmenin reddi, Empedokles ve Demokritos’ta doğadaki değişimin kaynağının doğanın dışında aranması eğilimi Aristoteles’in deyimiyle doğayı inkâr etmek anlamına geliyordu.
  • Maddenin varlığına ilk önemli eleştirinin Platon tarafından yapıldığını az önce konuştuk. Platon kurduğu felsefe ile benzer şekilde doğanın varlığına da ilk ciddi eleştirileri yapmıştı. Aynı zamanda bir doğa bilgini olan Aristoteles ise bu görüşlere karşı çıkarak doğadaki değişimi savunmuş, bunu da çoğulcu materyalistlerden farklı olarak tözsel değişimleri mümkün kılacak kuvve-fiil mekanizmasıyla açıklamıştı.
  • Helenistik dönemde Aristoteles’i takip eden okul da Stoacılar olmuştu. Plotinos öncesi doğa biliminin gelişimini bu ziyadesiyle kaba özetini ve Plotinos’un bir Yeni-Platoncu olduğunu göz önüne aldığımızda onun Platon gibi doğayı inkâr ettiği bir felsefi tutum mu sergilediği yoksa daha önceki gibi farklı unsurlar ekleyerek eklektik bir doğa görüşü benimsediğini mi göreceğiz?
  • CEVAP: Öncelikle Plotinos, Platon gibi doğayı inkâr etmez. O doğayı, duyusal dünyadaki değişimi Platon felsefesindeki sanatkâr Demiorgos’un bir etkinliğine benzetir. Ona göre duyusal dünya, Alem Ruhu’nun eseridir.

Doğa Alem Ruhu’nun Eseridir

  • Alem Ruhu duyusal dünyayı, onu hareket ettirici gücü olan doğa aracılığıyla meydana getirir. Doğa böylece Alem Ruhu’nun enerjisinin dışa yönelmiş hayatı, onun ortaya çıkışı ve yayılması olur. Böylece doğa Madde ve Alem Ruhu’nun enerjisi olmak üzere iki bileşeninden oluşur.
  • Normalde bir güce sahip olmayan, neredeyse var-olmayan madde böylelikle Alem Ruhu’ndan aldığı güçle varlık kazanır.
  • Yani Plotinos için doğa “uyuyan Ruh, bilinci olmayan Ruh’tur.”
  • Südur teorisini konuştuğumuzda söylediğimiz gibi doğa evrensel temaşa hayatının en alt düzeyini oluşturur. Ruh’tan bahsederken de onun Akıl’a en yakın, akılsal kısmı olan Alem Ruhu’ndan bahsediyor oluyoruz. Doğa Alem Ruhu’nun eseridir. Alem Ruhu’nun Akıl’a yönelik temaşasının madde üzerine yansıması, maddede ışıması, böylece maddeyi akla, düzene, hayata ve canlılığa kavuşturmasıdır.
  • Yani doğa, doğa filozoflarındaki gibi madde değil, formdur. Bu anlamda Plotinos Aristoteleçidir. Onun Aristoteles’ten farkı Aristoteles’in maddesi belirli işleve sahipken Plotinos’ta bu durum söz konusu değildir. Plotinos’un maddesi Stoacıların maddesine daha yakındır. O hiçbir güce sahip değildir, hiçbir belirleme almamış salt imkan olarak tanımlanır.

“Gerçekten doğa sadece bir form olmak zorundadır; o, madde ve formdan meydana gelmiş değildir.”

plotinos
Doğa ile Ruh Özdeştir
  • SORU: Doğayı meydana getiren bu formun kaynağı nedir?
  • CEVAP: Ruh’tur.
  • SORU: Bu Doğa ile Ruh’un özdeş olduğu anlamına gelmiyor mu?
  • CEVAP: Evet, Doğa ile Ruh ödeştir sonucuna varabiliriz. Platoncu bir tavırla Alem Ruhu, Akıl’ı temaşa ederek duyusal dünyayı, doğayı meydana getirir. Böylelikle Doğa, tinsel dünyanın son aşaması olan Ruh’un duyusal dünya üzerindeki yaratıcı faaliyetinin bir isminden başka bir şey olmuyor.

“Doğa: Şunu anlamalısınız: İlk olarak meydana gelen şey, benim sessiz temaşamın, doğamın ürünü olan temaşamın eseridir. Ben kendim bu tür bir temaşadan doğduğum için doğal olarak temaşa etmeyi severim ve bu temaşa eylemim sonucunda temaşa ettiğim şeyi geometricilerin kendilerindeki temaşa gücü aracılığıyla geometrik figürlerini meydana getirdikleri gibi varlığa getiririm. Geometriciyle benim aramdaki fark şudur ki, ben bir şey çizmem, sadece seyrederim ve seyrederken ve seyrederken maddi dünyadaki cisimlerin şekillerini meydana getiren çizgiler adeta bu seyretmemin sonucu olarak varlığa gelmiş olurlar.”

plotinos
  • Madde tümüyle belirsiz, olumsuz, cansız ve hatta kötüyken Doğa belirli bir hayata, düzen ve güzelliğe sahip bir varlıktır burada. Ancak bu hayat kendisinden daha yukarıda olan Ruh ve Akıl’da bulunduğundan daha zayıf ve güçsüzdür. Bu yüzden duyusal dünya ve doğa tinsel dünyanın ancak bir izi, tinsel dünyanın madde üzerine yansıması, hayali, gölgesidir; bu yüzden gerçek anlamıyla var değildir.
  • Gerçek hayat, gerçek temaşa, gerçek bilgi, eylem, güzellik doğal dünyada değil, Ruh’tan itibaren akılsal olan, tinsel dünyada bulunur.
KAYNAKLAR:
İlkçağ Felsefe Tarihi 5. Cilt - Ahmet Arslan
Felsefe Tarihi - Macit Gökberk

İLERİ OKUMA:
Plotinos ya da Bakışın Saflığı - Pierre Hadot

Tagged as: .

Rate it
Previous episode
Similar episodes

Post comments

This post currently has no comments.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *